News
İmkander, Türkiye'deki Çeçen mülteci kardeşlerimizin sorunlarına dikkat çekmek için

"Burası Gazze Değil, Yalova" başlığı altında yapılan Basın Açıklamasına Birçok STK da destek verdi.
Yoğun katılımın olduğu, Şefkatder ve Umutder'in de destek verdiği basın açıklamasında, Şefkatder Yönetim Kurulu Üyesi Reyhan Balcı mülteciler üzerinde birçok çalışma yaptıklarını ancak Yalova'da ki bu dramdan yeni haberdar olduklarını iletti.
Umutder Başkanı İzzet Kazak ise her zaman Kafkas davasının yanında olduklarını ve oradan buraya muhacir olarak gelmiş bu kardeşlerimizin Türkiye'de olumsuz şartlar altında yaşamaya terk edilmesinin kabul edilemez olduğunu iletti.
3. Ramazan'ı da elektriksiz olarak geçiren Yalova Kampında gerçekleştirilen basın açıklamasına Bayram ve Referandum telaşı olmasına rağmen birçok ilden katılım sağlandı.
İMKANDER Yönetim Kurulu Üyesi ve Sekreteri Ömer Erol Bezirgan basın açıklamasına Tekirdağ, Bursa, Adapazarı, İzmit ve Yalova'dan katılan tüm Kafkas kökenli ve Kafkas dostu katılımcılara, STK temsilcilerine ve basın mensuplarına teşekkür ederek konuşmasına başladı.
Bezirgan özellikle son birkaç yıldır Kafkasya'da ki mücadelenin üzerinin örtülmeye çalışıldığını, kamuoyunda müthiş bir bilgi eksikliği bulunduğunu, bu bilgi eksikliğinin de sebebinin ise Sivil Toplum Örgütlerinin Kafkasya konusunda kamuoyunu bilgilendirmemesinden kaynaklandığını söyledi. Dernek Sekreteri Bezirgan: "Özellikle tabelasında Kafkasya ismini barındıran dernek ve vakıflara seslenerek "Neden Kafkasyalı mültecilerin bu sorunlarıyla artık ilgilenmediklerini, neden sadece faaliyetlerini folklor oyunlarıyla sınırlandırdıklarını" sordu.

Bezirgan sözlerini şöyle sürdürüdü: "Bizlerden hiçkimse bu kardeşlerimizi görmemezlikten gelmemizi beklemesin. Bazı organizasyonlardan, gruplardan bunu istemiş olabilirler. Hatta tabelalarında Kafkas-Çeçen isimleri de olsa bazıları bunu kabul etmiş olabilir. Ancak biz kabul etmiyoruz. Kamplarda yaşatılanlar insani bir durum değildir.Bu kadın ve çocukların bu ilkel hayat şartlarına, sebebi ne olursa olsun terk edilmeleri kabul edilebilir bir durum değildir.Bazıları bu çocukların babalarını, bu kadınların eşlerinin mücadelelerini artık desteklemiyor olabilir.Hatta onların kıyafetlerinden de rahatsız olabilirler.Kadirov ve Rusya'da aynı şeylerden rahatsız. Ama bu onların eşlerine ve çocuklarına bu hayatı yaşatmamıza sebeb olamaz" dedi.
Bezirgan: "Kim ne derse desin bu yetimlerin babaları, kadınların yakınları biz Kafkas kökenlilere büyük sürgünü yaşatan aynı Rusla savaşıyor. O Rus ki 90-100 sene önce Osmanlı topraklarında nice katliama imza atmış aynı Rustur. Kardeşlerimizin Türkiye'de bu duruma düşürülmelerinin sorumlularını bulmakta sizin gibi duyarlı kardelerimize düşüyor.Hesap soralım. Kim Kafkas mücadelesinin bitmesini istiyor, neden bazı STKlarımız İslam coğrafyasının bazı bölgelerine duyarlı oldukları kadar Kafkasya konusunda sessizliğe büründüler?Neden başka İslam coğrafyaları için paneller, konferanslar, kampanyalar sıkça göze çarparken son birkaç yıldır Kafkasya unutturuldu? Kadirov denen kukla yönetimin propagandacıları nasıl bu kadar rahat Türkiye'de lobi faaliyeti yapabiliyor, buna alan bulabiliyor? Bu kadar mı ortalık boş bırakıldı? Biliyorsunuz Kadirov'un reklamları artık muhafazakar zannettiğimiz kanallarda d




